Kırk iki yaşındayım ve bu sabah altıncı IVF denememin beta hCG sonucunu aldım: 420. Yedi yıldır bu anı bekliyordum. Yazıyı yazarken bile elim titriyor. Yolculuğumu anlatmak istiyorum çünkü umudunu kaybedenler için bir şey ifade edebilir.
Otuz beş yaşımda evlendik. Kariyerime uzun yıllar verdim, otuz beş geç değil diye düşünüyorduk. İki yıl doğal gebelik denedik, olmadı. Bütün tetkiklerim normal. AMH 2.8, tüpler açık, sikluslar düzenli. Eşimin spermiyogramı normal. "Açıklanamayan infertilite" dendi. Bu cümleyi duyduktan sonra yedi yıl boyunca aradım: nedir benim sorunum?
İlk IVF otuz yedi yaşımda: sekiz yumurta, üç embriyo, iki taze transfer, negatif. İkinci IVF otuz sekiz yaşımda: altı yumurta, iki embriyo, bir taze transfer, iki haftalık biyokimyasal gebelik ve kayıp. Üçüncü IVF otuz dokuz yaşımda: mini-IVF protokolü, dört yumurta, bir embriyo, negatif. Dördüncü IVF kırk yaşımda: PGT-A yaptık, beş yumurtadan bir öploid blastosit, transfer, negatif. Beşinci IVF kırk birinci yaşımda: üç yumurta, hiç blastosit olmadı.
Her denemeden sonra bir şeyler değişiyordu. Protokol, doktor, yan tedaviler. Bir noktada akupunktur, bitkisel tedavi, ozon terapisi, intravenöz vitamin infüzyonları denedim. İmmunolojik panel yapıldım (normal), trombofili paneli (negatif), histeroskopiler (temiz), ERA (receptif pencere normal), endometriyal biyopsiler (enflamasyon yok).
Altıncı ve beklenmedik karar: kendi yumurtamla en son bir şans daha. Protokol bu sefer çok farklıydı: büyüme hormonu eklendi (Saizen 4 IU/gün), DHEA iki ay önceden başlanmıştı, koenzim Q10 yüksek doz (600 mg), melatonin (3 mg gece), myoinositol, folat. Stimülasyon üç ay planlı bir diyet + hormon hazırlığından sonra başladı.
OPU'da yedi yumurta (uzun zamandır bu kadar yumurtam olmamıştı), altısı olgun, beşi döllendi, üçü blastosit aşamasına geldi. PGT-A'da iki öploid, bir mozaik. İki öploid var ve transferde sadece bir tanesini koyduk.
Donmuş embriyo transferi için natural siklus kullanıldı. Progesteron desteğine ek olarak intralipit infüzyonu da eklendi (bağışıklık modülasyonu için). Transfer gününde endometriyumum 10 mm'ye çıktı.
Beta hCG 420 geldi. İnanmadım, üç gün sonra tekrar baktım: 950. Şu anda dokuzuncu haftadayım ve ultrasonda kalp atışı var. Bebeğin kucağıma almaya o kadar yaklaştım ki nefes almam güçleşiyor.
Yedi yılda ne öğrendim? Birincisi hiçbir tek doktor her şeyi bilmiyor, ikinci üçüncü görüş alın. İkincisi bedeninize iyi bakın: diyet, uyku, stres yönetimi, ilaçları bilinçli alın, toksinlerden uzak durun. Üçüncüsü psikolojik destek kritik, terapötik ilişkiye girmek gücünüzü geri veriyor. Dördüncüsü umudu hiç bırakmayın ama her şeyi de abartmayın, istatistikler gerçek. Beşincisi kendinize karşı şefkatli olun. Bu yolculuk kadınlık, eşlik ve kimlik hakkında en derin soruları ortaya çıkarır. Yolda kaybolmadan ilerlemek öğreniyor.
Bir öploid embriyom daha var. Belki ikinci bir bebek. Ama önce bu melek doğsun.
Mali kaybın boyutu: yedi yılda yaptığımız IVF, testler, seyahatler, destekleyici tedaviler, psikolog ücretleri toplamda 850 bin liradan fazla. Bir evin yarısı. Eşim ve ben iki ortanın üzerinde gelirli profesyoneliz, yine de son iki siklus için kredi kullandık. Sağlık sigortamız IVF'i kapsamıyordu. Sosyal güvence SGK'dan üç IVF denemesi kapsanıyor ama kalan denemeleri biz karşıladık. Umut umudu yaşatmak için parayı gözden çıkardık ama bu finansal yük gerçek ve ağırdır, konuşmamak hastalıklı bir gerçek.
Yaş faktörü: 35 yaş sonrası kadın yumurta kalitesi keskin biçimde düşer. 37'den 40'a, 40'tan 42'ye gibi dönemlerde anöploidi oranları hızla artıyor. Ben otuz sekizimde olsam belki ikinci denemede başarı şansım daha yüksek olacaktı. Ama hayat bazen böyle akıyor. Geçmişte yaptığım seçimlere de saygı gösteriyorum; bugün burada olduğum yer beni oluşturdu.
Yan tedavilerin kanıt düzeyi: akupunktur, bitkisel tedavi, ozon terapi, intravenöz vitamin infüzyonu gibi birçok destekleyici tedavi denedim. Bu tedavilerin IVF başarısına etkisi bilimsel olarak kısıtlı ama plasebo etkisi ve stres azaltıcı etki olarak yararlı olabilir. Asıl iş bilimsel tıp ama yan tedaviler psikolojik rahatlama sağladı. Harcamak istemeyen ailelere şunu söylerim: paranızı en çok uyku, beslenme, temiz çevre, egzersiz, stres yönetimi üzerine harcayın. Bunlar her şeyden önemli.
Umutla umutsuzluk arasında salınım: bu yolculuğun en zor yanı umudun sürekli deneme olması. Her siklusta umut, her negatif sonuç hayal kırıklığı. Psikoloğum "realist umut" dedi: istatistiklere dayalı, ama sizi motive eden umut. Hayalciliğe kaçmadan, ama hayali de yitirmeden. Bu dengeyi kurmak yedi yılın öğrettiği en büyük ders oldu.