AMH Hormonu Nedir?
Anti-Müllerian Hormon (AMH), kadınlarda overlerdeki (yumurtalıklardaki) küçük antral ve preantral foliküllerin granuloza hücrelerinden salgılanan bir glikoprotein hormondur. Erkeklerde ise testislerdeki Sertoli hücreleri tarafından üretilir. Kadın üreme sağlığı değerlendirmesinde, özellikle tüp bebek tedavisi planlamasında en önemli laboratuvar belirteçlerinden biridir.
AMH düzeyi, bir kadının overlerinde kalan foliküllerin sayısıyla doğrudan ilişkilidir ve bu nedenle over rezervinin (yumurtalık rezervinin) en güvenilir biyokimyasal göstergesi kabul edilir. FSH'nin aksine AMH, menstrüel siklus boyunca nispeten sabit kaldığından, kanın siklusun herhangi bir gününde alınabilmesi büyük bir klinik avantaj sağlar.
AMH'nin Fizyolojik Rolü
AMH, primordiyal foliküllerin erken aktivasyonunu baskılayarak over rezervinin korunmasına yardımcı olur. Ayrıca FSH'ye karşı folikül duyarlılığını düzenler. Kadınlarda doğumdan itibaren AMH üretilir; puberteye kadar düşük seviyelerde seyreder, 20'li yaşlarda zirveye ulaşır ve yaş ilerledikçe kademeli olarak azalır, menopozda ise saptanamayacak düzeylere iner.
Klinik Kullanım Alanları
- Over rezervi değerlendirmesi: Yumurta sayısının tahmini için kullanılır.
- IVF protokolü belirleme: Yüksek AMH'de OHSS riski, düşük AMH'de zayıf yanıt beklenir.
- PCOS tanısı: Polikistik over sendromunda AMH genellikle yüksek (> 4.5 ng/mL) seyreder.
- Erken over yetmezliği: Düşük AMH (< 1.0 ng/mL) POI/DOR habercisidir.
- Menopoz tahmini: Kalan reprodüktif yaşamın kaba tahmini için kullanılabilir.
AMH Testinin Yorumlanması
AMH tek başına gebelik başarısını garantilemez; yumurta kalitesini değil, sayısını yansıtır. Genç bir kadında düşük AMH, yumurta kalitesi iyi olduğu sürece gebelik şansını büyük ölçüde azaltmayabilir. Buna karşın ileri yaşta yüksek AMH da kalite sorununu dışlamaz. AMH, antral folikül sayımı (AFC) ve FSH ile birlikte değerlendirildiğinde en doğru sonucu verir.
Tüp Bebek Tedavisinde AMH
IVF tedavisinde AMH, uyarım protokolünün seçilmesinde belirleyici rol oynar. POSEIDON ve Bologna kriterleri, düşük AMH'li hastaların tanımlanmasında AMH'yi temel alır. Yüksek AMH'li hastalarda (özellikle PCOS'ta) ovaryan hiperstimülasyon sendromu (OHSS) riskini azaltmak için antagonist protokol ve GnRH agonist tetikleme tercih edilir.